Türkiye’nin onlarca şehrinde mahalle taksi durakları için ortak bir donanım var: RF tabanlı taksi çağırma butonu. Direklere, kaldırım kenarlarına, esnaf vitrinlerine monte edilmiş bu küçük yuvarlak kutular son 25-30 yıldır neredeyse tek tip biçimde üretiliyor — pil ile çalışan bir radyo verici, üzerinde “TAKSİ” yazılı plastik bir kapak. Pratikte yıllardır kullanılıyorlar ama “yıllardır çalışıyor” cümlesinin altında oldukça farklı bir gerçek yatıyor.
Bu butonların güvenilirliğine ilişkin yerel haberleri okumak, sistemin neden modernleşmeyi sürdürülemez bulduğunu net biçimde gösteriyor. Aşağıda dört farklı şehirden, dört farklı arıza türünden alıntıladığımız haberler var. Hepsi yüzeyde farklı görünüyor ama dikkatli baktığımızda hepsinin altında aynı yapısal teknolojik miras var.
Şikayetvar: “Buton hiçbir zaman çalışmıyor, mağdur oluyorum”
Şikayetvar üzerindeki bir tüketici şikayeti, taksi butonlarının gündelik kullanım deneyimini tipik biçimde özetliyor: vatandaş butona basıyor, hiçbir cevap alamıyor, durağa yürümek zorunda kalıyor — ya da daha sık olduğu üzere, telefonundan başka bir çözüm arıyor.
Vatandaş için “neden çalışmadı” sorusu yanıtsız kalıyor; sadece deneyim “çalışmadı” oluyor.
Bu vakada teknik mesele tek bir şeye indirgenebilir: butonun karşı tarafındaki alıcı modülün ne durumda olduğunu bilmenin mümkün olmaması. Buton ya bozuk, ya pili bitmiş, ya çekim alanı dışında, ya da alıcı ünite onarımda — vatandaş için bunların ayrımı yok. Yapısal sorun şu: tek bir bit’lik bilgi (basıldı / basılmadı) taşıyan bir cihaz, kullanıcıya hiçbir geri bildirim veremez. Müşteri kaybediyor, durak kaybediyor, kimse problemin nerede olduğunu bilemiyor.
YouTube: “Durağın taksi çağırma zilleri çalındı”
Eskişehir, Konya, Bursa gibi şehirlerden gelen hırsızlık haberleri, bir başka yapısal sorunu işaret ediyor: taksi çağırma butonları fiziksel olarak çalınabiliyor. Tek başına çelik bir kutu halinde monte edilmiş, sıkça halkın önünde duran bu cihazlar, içlerinde değer barındıran pil ve elektronik aksam taşıyor.
Bu güvenlik açığı işin doğasında. Pille çalışan bir cihaz olduğu sürece, o cihaza el konabilir. Bir hırsızlık vakasından sonra durak çağrı kapasitesini tamamen kaybediyor; yenisi temin edilene ve monte edilene kadar — bu süre haftalar olabiliyor — operasyon yarıya iniyor. Yenisi için sermaye, eskinin değiştirilmesi için iş gücü, müşteri kaybı için ek maliyet. Tek bir hırsızlık vakasının topluca durağa maliyeti azımsanmayacak rakamlara çıkıyor.
Antalya Ekspres: “Taksi butonunda ölüm tehlikesi”
Antalya’nın Konyaaltı Caddesi’nde, tramvay hattının direklerine monte edilen taksi butonları Antalya Ekspres’te ele alındı. Aynı direk üzerinde “Dikkat Elektrik Tehlikesi” uyarısı asılıyken, yolcuların taksi çağırmak için butona uzanması beklenmiş.
Modüler montaj ekonomisinin pratik yansıması: belediyenin maliyet açısından en kolay bulduğu yer, kullanıcı için en riskli yer olabiliyor.
Bu sorun teknik olarak diğerlerinden daha agresif: kullanıcı sadece çalışmayan bir butonla değil, tehlikeli bir butonla karşı karşıya. Pasif bir QR kodun böyle bir sorunu yok — direkte enerji taşımıyor, kabloya bağlı değil, elektrik girişimine maruz değil. Kullanıcı QR’a yaklaşır, telefonunu çıkarır, tarar, biter. Direkte fiziksel temas riski yok.
Hürriyet: “Gereksiz buton kullanımı taksicileri mağdur ediyor”
Eskişehir’den Hürriyet’e yansıyan bir haberde, problem teknik değil davranışsal: butonlara şaka yapan veya yanlışlıkla basan vatandaşlar nedeniyle taksiciler boş yere yola çıkıyor, zaman ve yakıt kaybı yaşıyor.
Bu sorun da yine donanımın sınırının yansıması. Tek bir bit’lik bilgi taşıyan bir cihaz, “kim bastı”, “ne için bastı”, “kaç kişi bekliyor” gibi bağlam taşıyamaz. Operatör çağrıyı reddedemiyor çünkü reddetmenin de bir yöntemi yok. Buton tek bir komuta indirgenmiş: çağrı tetikle. Bunun kötüye kullanımını engellemenin sistemde hiçbir yolu yok.
Dört sorun, tek yapısal kök
Yukarıdaki dört vaka — bozulma, hırsızlık, elektrik tehlikesi, yanlış kullanım — yüzeyde farklı gibi görünse de tek bir teknolojik mirasın belirtileri. RF tabanlı, pille çalışan, fiziksel donanım gerektiren bir çözüm bu sorunların hepsine yapısal olarak açık.
- Pille çalışan bir cihaz olduğu sürece, pil bitebilir. Pil bittiğinde alıcı taraf bilmez.
- Direkte bir elektronik kutu monte ettiğiniz sürece, o kutu çalınabilir, vandalize edilebilir, fiziksel hasar görebilir.
- Direkte bir elektrikli/elektronik nokta oluşturduğunuz sürece, o nokta çevresel risklere maruz kalır.
- Tek bir bit’lik sinyal gönderdiği sürece, sistem bağlam taşımaz ve yanlış kullanıma sistematik olarak açıktır.
Bu dört zayıflığın hiçbiri “biraz daha iyi bir RF buton” üretilerek çözülemiyor. Çünkü zayıflıklar donanım sınıfının kendisinde — RF buton kategorisinde — yatıyor.
Mühendislik perspektifinden çözüm
MIKROZERO’da yıllarca farklı endüstrilerin otonom sistemlerini kurarken öğrendiğimiz tek temel ilke var: bir donanımı dayanıksız kılan her parçayı, dayanıksızlığın olmadığı bir katmana taşımak gerekiyor.
DURAQ’ı tasarlarken bu ilkeyi dört zayıflığa uyguladık:
- Pil kaynaklı arıza olmasın diye: pili kaldırdık. Kullanıcı kendi pilini (telefonunu) kullanıyor; durak tarafında pil yok.
- Hırsızlık kaynaklı kayıp olmasın diye: donanımı değer barındıramaz hale getirdik. Bir QR kodun maddi değeri yoktur; çalmanın bir anlamı kalmıyor.
- Elektrik tehlikesi olmasın diye: hiçbir elektrik geçişi koymadık. QR kod pasif bir baskı malzemesi; enerji taşımıyor.
- Yanlış kullanım olmasın diye: kullanıcı eylemini adımlı bir akışa bağladık. QR’ı taradıktan sonra durak adı, adres ve çağırma butonu görünür; vatandaş ne yaptığını görür, ne yaptığını anlar.
Sorunu donanım sınırlarını koruyarak değil, donanımı azaltarak çözmek — mühendislik tarihinde yeni bir fikir değil. Sadece bu sektörde geç uygulanan bir fikir.
30 yıllık donanımdan vazgeçmek
RF buton sistemleri 30 yıl önce muhtemelen iyi bir mühendislik çözümüydü. Akıllı telefon yaygın değildi, mobil internet pahalıydı, web tabanlı uygulamalar olgun değildi. Tek bir bit’lik sinyali kablosuz olarak kısa mesafede göndermek, o dönem için pratik bir çözümdü.
2026’da bu kısıtların hiçbiri geçerli değil. Akıllı telefon yaygın, mobil internet ucuz, web teknolojileri olgun. Donanım kısıtlarını koruyarak çözmeye çalışmak, eskisi gibi makul bir karar değil — sektörün haberlere yansıyan günlük gerçeği bunu defalarca gösteriyor.
Şikayetvar şikayetleri, Eskişehir hırsızlık olayları, Antalya’nın elektrik tehlikesi uyarıları, Eskişehir’deki gereksiz çağrı sorunu — hepsi bize aynı şeyi söylüyor: donanımı azaltıp problemi yazılım katmanına taşımak, hem teknik olarak daha sağlam hem ekonomik olarak daha sürdürülebilir.
DURAQ’ı bu yüzden, bu şekilde tasarladık.