MIKROZERO'da yıllardır endüstriyel IoT, otomasyon ve mekatronik projeler geliştiriyoruz. Bina otomasyonundan otomotive, havacılıkta otomatik pilot sistemlerinden tıbbi uygulamalara kadar 100'den fazla projede yer aldık. Sensörlerin, otonom karar sistemlerinin ve dayanıklı endüstriyel donanımın inceliklerini sahada öğrendik.
Bir gün Ankara'nın bir mahallesinde, durağın köşesindeki kararmış, paslanmış bir RF buton dikkatimizi çekti. Üzerinde renksiz bir "TAKSİ" yazısı vardı. Birisi basıyordu ama buton tepki vermiyordu — sonra anladık ki pili bitmişti. Müşteri biraz bekledi, sonra telefonunu çıkardı ve uygulamasından taksi çağırdı. O an mahalle taksisinin onlarca yıllık iş modelinin nasıl sessizce eridiğini gördük.
Aslında problem teknik olarak bizim için yabancı değildi. RF iletişim, dayanıksız fiziksel butonlar, pil ömrü tahmini, elektromanyetik girişim — bunların hepsi MIKROZERO'nun günlük lisanıydı. Asıl mesele şuydu: mahalledeki durak operatörü için savunma sanayi düzeyinde bir donanım çözümü kurmanın anlamı yoktu. Onun ihtiyacı dayanıklı bir endüstriyel cihaz değil, telefonunun ekranında çalışan basit bir paneldi.
MIKROZERO'da çalıştığımız alanların ortak özelliği şuydu: havacılıkta otonom karar veren sistemler, otomotivde sensör füzyonu, bina otomasyonunda enerji optimizasyonu, savunma sanayinde gömülü kontrol — hepsi "uzaktaki bir cihazın güvenilir biçimde karar vermesi" problemine farklı pencerelerden bakıyordu. Mahalle taksi durağı, aslında aynı problemin gündelik bir biçimiydi: bir cihazdan (yolcunun telefonu) gelen sinyal, uzaktaki başka bir cihaza (operatörün paneli) güvenilir biçimde ulaşmalı, oradan bir karar (plaka ataması) bir başkasına (yine yolcuya) anında geri dönmeliydi. Sadece ölçek ve risk profili farklıydı — havacılıkta milisaniyeler, mahalledeki taksi durağında saniyeler kritikti.
Yıllarca daha karmaşık sistemler kurmuş bir ekip için, problemi sadeleştirmek ilginç bir alıştırma haline geldi. Fiziksel butonu tamamen ortadan kaldırdık. Çağrıyı modern internet altyapısına taşıdık. Donanımı yolcunun zaten cebinde olduğu için (telefon) sıfıra indirdik. Operatör tarafını ise herhangi bir cihaza — eski bir tablet, masaüstü, durakta bulunan bilgisayar — kurulabilen bir web paneline çevirdik.
Geriye dayanıklı olması gereken tek bir fiziksel obje kaldı: durağın duvarındaki QR kod. Onu da kâğıda basmadık. Alikobalt levha üzerine UV mürekkeple bastık, üstüne koruma katmanı geçirdik. Yıllarca dış mekânda kalmasını bu yüzden bekliyoruz. Karmaşıklığı yazılım tarafına taşıyıp donanım tarafını ölümsüzleştirdik.
DURAQ'ın özü budur. Endüstriyel mühendisliğin disiplini, mahallenin pratik problemine yöneltildiğinde nasıl bir çözüm üretiyor — sorusuna verdiğimiz cevap.